
Billie Holiday,Ella Fitzgerald, Nina simone.. Onlar jazz&blues un en etkili sesleridir , şarkıları ise , hüznün en etkili şekilde ifadesidir.Adlarına şiirler yazılmış şarkılar bestelenmiştir.Peki nedir bu kadınları bu kadar unutulmaz bu kadar efsanevi yapan?
Kimisi genc yasta uğradığı tecavuzlerle ve fahişeliğe itilişiyle mücadele etmeye çalişirken kimiside zor öğrencilik yıllarıyla ve yoksulukla baş etmeye çalıştı. Bu ''çirkin ama altın sesli kadınların '' ortak dertleri irkçılık ve erkeklerden gördukleri şiddetti. Gerçi bu o dönemdeki siyahi kadınların tümünün sorunuydu.Kimi zaman uyuşturucu kullandılar( uyusturucu kullanmayın!) kimi zmansa alkolun kollarına attılar kendilerini.Ama üçününde duruşları vardı bu duruşlarıyla o dönemin kadınlarına destek oldular , onların dimdik ayakta durmaları o dönemin kadınlarına mesaj niteliğindeydi. Şarkılarında sistemi eleştiren, ırkçılığa karsı duran bir aktivist olarak görürüz Nina Simone ' yi. Four women adlı şarkısnda kadınların çektikleri acılara hitaben söylenmiştir.Bu kadınların şarkıları son derece içtendir,dinledikçe içinize işler çalınan her enstrumanın hareketını içinizde hissedersiniz.Hüznü , aşk acısını onlardan daha iyi anlatan kimse yoktur.Bugulu ve titreyen sesleri her dinleyişimizde biraz daha bizleri esir alır.
Bu sanatçılar kadar kimse anlatamamış ve yaşatamamıştır bunalımı ve aşkı.
Onlar duruşlarıyla, içtenlikleriyle , verdikleri mücadelerle ve en önemlisi anlattıklarını bu kadar gerçekçi bir melodi ve sesle ifade edebildikleri için efsanedirler.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder