4 Nisan 2011 Pazartesi

Bir ''aşk'' Hikayesi


Bir yerlerde tanışmışlardı ne önemi vardı ki zaman ve mekanın. Uzun uzun konuştular, yemekten içmekten, hoşlandıkları şeylerden ordan burdan. Çocuk kıza sürekli iltifat ediyordu, kızsa bunların doğru olmadığını bile bile söylenen sözlere inanmayı şeçiyordu. Anlaşılan etrafındaki insanların da en az kendi kadar saf ve saftirik olduğuna inanıyordu ya da inanmayı istiyordu. Çünkü gerçek dünyanın ve henüz evrimini tamamlamamış hayvanların içinde yaşamaktan ne kadar mutsuzluk duyduğunu biliyordu, tek amacı da bunu hayal gücüyle örtbas edip bu hayvanları insana dönüştürmeye çalışmaktı. Bahsi geçen çocuksa bu hayvanlara hiç benzemiyordu, sakin mizacı ve nezaketli tavırlarından dolayı kızın onu hayalindeki insanlara dönüştürmesi daha kolay oldu.
Zamanın nasıl geçtiğini anlayamamışlardı , içkininde etkisiyle çocuğun ağzından malum kelimeler çıkmaya başlamıştı çünkü ayık kafayla bunları söyleyemeyecek kadar beyefendiydi. Kızın kulağına doğru eğilip '' Çok tatlısın'' dedi ve kızın yanağına dokundu. Kız beklemediği bu samimi hareket karşısında donup kalmıştı, sadece ''teşekkür ederim'' diyerek cevap verebildi. Kıza seni öpebilir miyim diye sordu, kız da ''önündeki tekilayi bitirirsen ben seni öperim'' diye cevap verdi. Bir saattir bu tekilayı içmemek için mızmızlanan kendisi değilmiş gibi tekilayı bir dikişte mideye indirdi çocuk. Oturdukları mekan kapanmakta olduğundan oradan ayrıldılar. Çocuk hakkı olan öpücüğü aldı ve '' doyamadım'' diyerek daha fazlasını istedi. Kız çocuktan hoşlanmıştı ve öpmekte tereddüt etmedi. Yürüyerek caddenin yukarısına çıktıklarında ayrılma vakti gelmişti. Çocuk '' bize gidelim hadi '' diyerek kıza yarım saat boyunca yalvardı. Kız ne kadar onunla daha fazla vakit geçirmek istese de kendi evine gitmesi gerektiğini söylüyordu. Çocuk en sonunda bırakmayınca kız o zaman yarın görüşürüz, film felan izleriz diyerek ertesi gün görüşmeye ve kendisinde kalacağına ikna etmişti. '' Taksiye binde öyle ayrılayım senden ve eve gidince mutlaka haber ver '' diyerek kızın gönlünü fethmetmeye başlamıştı. Eve gider gitmez kızı arayan çocuk kızında eve gelip gelmediğini ve kendisine onu öptüğü için kızgın olup olmadığını sordu. Kız kızgın değildi çünkü hayal gücünde evrimleştirdiği o insana kavusmuş gibi hissediyordu. Bunun mutluluğuyla kız gerçekten hayal alemine daldi.

Sabah uyandığında telefonunda çocuğun mesajını görmüştü, 'Ne haber Esmerim' demişti. Kız hemen yüzünü bile yıkamadan karşılık verdi ''iyiyim , senden nbr? Bugun napıyoruz'' Herşey telefonda kararlaştırılmıştı, bügün akşam cocuğun evine gidiliyor, birlikte yemek yapıp film izleyceklerdi. En azından kız bunu yapmak istiyordu. Ortak bir yerde buluşuldu, ve çocuğun evine doğru yola koyuldu bizim kız. Sonunda eve geldiler, küçükve de şirin bir evi vardı çocuğun. Çocuk apatman sakinlerini rahatsız etmemek için çok uğraşıyordu, evinde müzik daima kısık sesliydi, televizyonun seside öyle. Hemen tvnin karşısına geçtiler. Çocuk kaldığı yerden kızın kalbini fethetmeye devam ediyordu. Öpüşmeye başladılar ve bu uzun süre böyle devam etti. Derken kız ben acıktım ne yapalım diyerek çocuğun aklını dağitmaya çalıştı. İlk seferinde başarısızlıkla sonuçlanan denemesi bir süre sonra başarıyla sonuclandı. Mutfaga gittiler, çocuk tost yaparken kızda meyve dogruyordu. Kız meyve doğrarken çocuk sürekli kıza sarılıyordu. Bu kıza çok samimi ve sıcak gelmişti. Herşey hazırlandı, film izlenmeye başlandı, tostlar yendi meyveler tüketildi. Film bittiğinde çocuk kıza hala iltifat ediyor bir taraftanda sevişmeye çalışıyordu. Kız karşılık vermek istese de kendini engelleyip bu tarz birisi olmadığını ve yapmayacağını söyluyordu. Çocuk başta çok anlayışlı davransa da daha sonradan istediği şeyi elde etmişti.

Birlikte sarılıp uyumuşlardı sonunda, kız bundan yine çok etkilenmişti. Sonunda ihtiyacı olan sıcak ve sevgi dolu sarılışı almıştı ve burada biraz daha uyumak istiyordu. Bu şekilde akşama kadar yattılar. Ne yemek ne su ikisininde aklına gelmemişti. Saat 4 sularında kız çocuğu son kez öperek evinden ayrıldı. Evine giderken yalnız başına yürürken içten içe hata yaptığını biliyordu. Çocuk asla onunla olmayacaktı...

Nitekim bu böylede oldu, kahramanımızın hayal dünyası yerle bir olduğunda yanından kalan tek şey dünyanın ona sürekli bulaştırmak istediği pislikti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder