15 Ağustos 2009 Cumartesi

Elvis Presley ' in anısına..


Müzik dünyasi bir efsanesini 16 agustos 1977 yılında henuz 42 yasında iken sözde kalp yetmezliği sonucu kaybetti. Söz de diyorum cunku hala ölümü hakkında ki söylentiler bitmek bilmedi.Elvis Aaron PRESLEY söhret olmadan önceki hayatını yoksulluk içinde geçirdi , hatta 8 dolarlık bir borç için hapse bile girdi. Şöförlük yapti ama onun asıl mesleği tanrı vergisi olan sesini kullanabıleceği muzisyenlikti. Kendisi gitarını alıp evden cıktıgında Rockn roll un kralı olacagını tahmin edebilir miydi acaba?

Elvis' in the king den baska Elvis the pelvis diye bir lakabı daha vardı , bu lakabın kendisine verilmesinin nedeni o dönemin tutuculuğuna zıt olarak yaptıgı seksi danslar ve yakısıklı görunumuydu .Popüler müzikten tutun rocknroll ve blues tarzlarında da sesını konusturmustur kendisi.Ben Elvis Presleyi en cok hareketli şarkılarıyla seviyorum.Elvis Presley ı jmuzik yapmaya iten şey onun jazz ve blues muzikle tanısması olmustu.18 yasındayken studyoların kapısını asındırmaya baslamıstı bile.Memphis Recording ve Sun Recording' e giderek sesini dinletti , yapımcılar sesinden cok etkilendiler ve hemen bır grup olusturdular daha sonra RCA Record a gecen Elvis Presley ülke çapındada hızla tanınmaya baslandı.
Tabiki filmlerde arka arkaya geldi .Kralımızn toplam 31 tane filmi vardır, yönetmenleri ve oyuncu arkadaşları kendisinden cok kibar ve çalıskandı diyerek söz ederler.Elvis Presleyin sahne sovları, dansı da efsanelesmiştir özellikle 68' comeback special şovu izlenmeye değerdir , bu şovda seyirciler asırı tepki vermemeleri konusunda uyarılmıstır .Bunun yanısıra If I can dream adlı sarkı dunya barısına bir mesaj olarak sadece bu şov ıcın yazılmıstır.

Elvis Presleyin evi graceland memphis tennesse de olup her yıl bir çok fanı tarafından akın akın ziyaret edilir , bir çok müzisyen de kendisnden övgüyle bahseder.Bu isimler arasında John Lennon, Paul McCartney,Bruce springsteen, Carl Perkins, Michael Jackson da bulunmaktadir.

'Elvis ten önce hiçbir sey yoktu'
'Bu oğlanın, her şeyi vardı. Onun bakışları, hareketleri, idareciliği ve yeteneği vardı. Ve O bizim ve birçoklarının beğendiği gibi bakmadı. O'nun konuşma tarzı, oyun tarzı... O gerçekten farklıydı.'


Onun gibisi bir daha asla müzik dünyasına gelemeyecek.Bizlere bıraktıklari ise efsaneleşmiş sovları, her dinleyişimizde bizi farkliı dünyalara göturen şarkıları kaldı .


ONU asla unutmaycagız!!! R.İ.P!!!!!!


PS: 8-16 agustos dunayda elvıs week olarak kutlanır ve graceland de bu tarihlerde bazı organızasyonlar gerceklestirilir.

9 Ağustos 2009 Pazar

Yanlış döneme ait olmak


Gecenin bir vakti..Bense Billie Holiday What a difference a day made ile düşüncelere daldim yine..Kendimi bambaska bir dönemde hissettim odam değişti birden. Su anda olduğum yer küçücük bir oturma odası duvarları yesıl duvar kagıtlarıyla kaplı..Esyalar cok eskı onlarda kucuk ahsap agırlıklı...Arkada ahsap rengi bir radyo ve içinden gelen o kutsal ses billie holiday e ait. Weep no more diyor..Üstümde daha önce giymediğim tarz bir elbise uzun ve acık renk.. Kafamdaysa bir çeşit bandana ...Dısarıya bakıyorum , new yorktayım..Sokakta 1940 Model chevroletler, cadillaclar,plymouthlar ...Harika bır kar var her yer ısıl ısıl christmas zamanı.. İnsanların ellerinde türlü türlü paketler ve hediyeler, yüzlerindeyse tatlı bır heyecan ve gulumseme. Dayanamıyorum kendımı atıyorum dısarıya elimdeyse uzun cok kalın olmayan bir palto..Kendimi sevinçten dans ederken buluyorum.Tatlı tatlı yağan karın altında , jazz ve blues eşliğinde ,dans ederken ...Insanlar bakıyorlar yuzlerındeyse tatlı bır gulumseme christmas heyecanından zannedıyorlar ama bilmiyorlar ki aslında ben ait oldugum yere döndüğüm için ,Tanrı bana bu sansı bahşettiği için bu haldeyim.Sonunda ait oldugum yerde ait oldugum dönemdeyim..

6 Ağustos 2009 Perşembe

''The Voice '' Frank Sinatra


Frank Sinatra gelmiş geçmiş en iyi muzisyenlerden biri olup 12 aralık 1915 yılında dogmustur. Asıl adı Francis Albert Sinatra dir. Şarkı soylemenın yanında oyuncu bir kımliğide vardır.1936 yılında sarkı soylemeye baslamıstır kendısı.1937 de kendi grubunu kurdu ,1940-1942 yılları arasında tommy dorsey orkestrası ıle calıstı ve daha sonra bır radyo programında solo olarak soyledıgı sarkılarla une kavustu.From here eternity de canlandırdıgı angelo maggio karakteriyle en iyi yardımcı oyuncu oscarını aldı.Bir cok muzikalde rol aldı .Örnek verecek olursak bu guys& dolls adlı muzıkal olur öyleki burada usta oyuncu marlon brando ıle rol almıstır.Hatta bir soylentiye göre Marlon Brando nun soyledıgı Luck be a lady adlı sarkıyı kendısı soylemeyı cok ıstemıs fakat marlon brando daha guzel soyledıgı ıcın sarkı ona verılmıs: )Ama hakkaten Marlon Brando harika soylemıstır o sarkıyı . Frank Sinatra nın mafyaya ve polıtıkaya duskunlugu bazı cevrelerce bılınır.Hatta The Godfather klasıgınde johnny fontane adlı karakterin Frank Sinatrayı temsıl ettıgı soylenır. Frank sinatra 90 yıllarda da konser vermeye devam etmiş olup 1998 yılında ölmüştür.
Yine bir söylentiye göre Frank Sinatra dönemim politikacıları ile mafya nın arasını bozmus ya da çift taraflı oynamıs dıyelım mafyanın kendisi hakkında verilmeye çalışılan ölüm cezasındansa yine sesiyle kurtulmayı basarmıatır.Dönemın mafya babasına öldürelim mi diye soruldugunda ''Angel Eyes'' adlı sarkıyı ondan daha güzel soyleyen biri olmadıgı ıcın ölmemesi gerektiği cavabı üzerine kefenı yırtmıstır: )
Frank Sinatranın sesi harikadır bir cok güzel sarkısı vardır oyleki kendisine the voice lakabı takılması da bu yuzdendir.Klasıklesmıs sarkıları gunumuzde severek dinlenmektedir. Sahsen
Frank sinatra yüzünden New york New york , come fly with me , mack the knife, the lady is a tramp ,my way , strangers in the night , come rain or shine , pennies from heaven, it was a very good year gibi sarkıları kendisinden baska biri soyledıginde pek zevk alamıyorum.
Frank Sinatra dönemin büyük isimlerinden Rock'N roll un kralı hayatımın anlamı Elvis presleyden de pek haz etmez.Hatta rockn rollu da pek sevmez.Buna ragmen kendisinin sundugu bır show programında Elvis ile düet yapmıslardır. Witchcraft ve love me tender mix hale getirip biri diğerinin sarkısını soylemıstır:) Sene 1960 .... Frank sinatra seyirciye dönüp We are walking the same way only different areas demiş love me tender soylemeye baslamıstır seyırcıler elvıs witchcraft i soylemeye basladıgında cıglıklar tum salonu ınletir. iki efsanenin yanyana gelişide bu sekildedir..Videoyu izlemek isteyenler içinse link :http://www.youtube.com/watch?v=IBlVN-jRQhY&feature=related#

5 Ağustos 2009 Çarşamba

U2


Bu aralar yeni takıntım diyebilirim U2 için. Aslında bilinçli olarak müzik dinlemeye başladiğim yıllarda almıstım kasetini o zamanlar cd ler ya cok pahalıydı ya da yeni çıkmıstı sanırım.Aldığım albumleriyse All That You Can't Leave Behind tı. Albumu cok severek dinlerdim ama Bono ' nun bu turkler barbar yahu dediğini duydugum için araştırıp etmeden birden soğumustum U2 dan taa ki şimdiye kadar... Son bir kaç aydır deli gibi dinliyorum sanırım yaptıkları muziği ve verdikleri msjları anlamaya başladım. U2 ya olan bağimliliğim vertigo 2005 tour unu izlememle basladi, ondan oncede rattle and hum adlı dvd lerini izleyip cok sevmıstım. 49 yasında olan birinin sahnede bir cok kılıga girmesi , diğer grup elemanlarının mütevazi tavırları ve koskoca stadlarda verdikleri, sadece kulağa değil aynı zamanda göze de hitap eden bu performansları izleyince onlara olan hayranlığım daha da arttı. Mesela konserin bir bölümünde Bono seyircinin tekinden bir bandana alıyor .Bandananın üstünde hilal, yahudi yıldızı ve haç var. Bonoysa sarkının bır kısmına “Jesus, Jew, Muhammad, it’s true…All sons of Abraham. Father Abraham, speak to your sons. Tell them, No more violence, no more fighting, no more bombs, No More! No More!” cümlelerini yerleştiriyor. Konserin en can alıcı noktalarından biriydi. Bir de love & peace or else diye bir sarkıları var orda Bono ufak bir davulun onune geçiyor ve bagetleri eline alıp cıldırıyor.Üzerinde akıl sır erdiremediğim bir ceket var.Hala neden giydiğini anlamiş değilim ama o haliyle bana hatırlattıgı kişi amerikanın tarihinde I want you diyen bir amca var galiba ismi sam.Amerikaya bir eleştiri gibi geldi neyse bu benim fikrim zaten...

Size şimdi biraz U2 dan bahsedeyim.25 EYLUL 1976 yılında kuruluyor, o zamanki adi u2 değil u 2 adını 1980 yli yıllarda abd de olan soğuk savas sırasında kullanılan casus ucaklardan alıyor. Daha sonra 1980 yılında ilk single'ı "11 O'Clock Tick Tock" yayınlanıyor ve hemen ardından ekim ayında boy albumleri piyasaya cıkıyor o gun bugun ayrılmıyorlar.Grubun temellerini baterist Larry Mullen Jr. atıor grubun kurulma asamasındakı denemeleri onun evınde yapılıyor .Dediğine göre larry mullen band kuruluyor ama bono nun denemeler için larrynın evıne gelmesıyle larrynın grubun lideri olma sansıd a ucup gidiyor : ) Gitarda Dave Evans yani the edge varken basscı olaraksa Adam Clayton yerini alıyor.Bu arada u2 irlandali bir grup. Su aralarsa No Line on the Horizon albumleri cıktı .Grup su an turnede ...

U2 nun dunya genelinde baya fazla fanı var,konser biletleriyse biraz pahalı. Bu grubu sevmeyenlerde var doğal olarak hatta u2 fanlarına bile dil uzatanlar var.Bu Bono yuzunden olsa gerek.Bono nun ıkı yuzlu ve yeteneksiz oldugunu savunan insanlar var.Bono afrikaya yardım ediyor bu yuzden saint olarakta bılınır. Afrikaya yardım için politikacılarla felan gorusur kendisi.U2 severler u2nun muzığinde ruhlarını arındırırlar ,derin bir uykudan uyanırlar sanki.
Bazılarına cok kutsal gelir .Bana hissettirdikleriyse huzur. Sarkı sozlerı derin anlamlar tasir.Gecmişte irlanda da olan karısıklıklardan baya etkilenmiş olucaklarkı yazdıkları bazı sarkılarla bu uzuntulerını gunumuze tasıyorlar.En sevdiğim sarkılarından bazıları: City of the blinding lights, love& peace or else, miracle drug,electric co,with or without you,vertigo,elevation,beautiful day,desire,angel of harlem,when love come to town,staring at the sun, electrical storm ,the saints are coming veeee I'll go crazy if I dont go crazy tonight...
Bu arada söylemeden edemiycem.Canlı performansları album kayıtlarından daha iyidir şiddetle izlemenizi,dinlemenizi öneriyorum: )